İçeriğe Atla Menüye Atla

AFAD Başkanı Bilden, Atlantik Konseyi İstanbul Zirvesi’nde Konuştu 01 Mayıs 2017

AFAD Başkanı Sn M. Halis Bilden, Atlantik Konseyi İstanbul Zirvesi 2017’de “Suriye’nin Yeniden İnşası” başlıklı oturumda konuştu.

 

2011 yılının Nisan ayında 10 milyonun üzerinde nüfusu olan çok eski bir medeniyete sahip Suriye’de sorunların ortaya çıktığını hatırlatan Sn. Bilden önce bazılarının DEAŞ’ı İslam diniyle bağdaştırmaya çalıştığını ancak artık söz konusu örgütün üretilmiş olduğunu herkesin bildiğini, insanların bu örgütten korkmalarının sağlandığını ve ardından örgütün Suriye toplumunu ele geçirdiğini ifade etti.

Sn. Bilden, gerek Avrupa Birliği, gerekse Birleşmiş Milletler’in bu soruna bir çözüm bulamadığını ve bu nedenle Türkiye’nin doğal hakkı olarak vatandaşlarını korumak için Özgür Suriye Ordusu ile Fırat Kalkanı’nı başlatarak çok ciddi bir temizlik yaptığına dikkati çekti.

Türkiye’deki Suriyelileri misafir olarak kabul etmek istemediğini ifade eden Sn. Bilden, iki halkın birbirini çok iyi tanıdığını, kız alıp verdiğini, akrabalıklar kurduğunu anlattı.

"Tüm dünyanın Suriye’nin Türkiye gibi bir komşusu olduğuna şükretmesi lazım. Eğer Türkiye Cumhuriyeti ve lideri Recep Tayyip Erdoğan olmasaydı bu Suriyeliler nereye gidecekti gerçekten merak ediyorum." diyen Bilden, Avrupa’nın bazı ülkelerinin çok az sayıda mülteci almak için bile referandum yaptığını ve söz konusu referandumlardan "hayır" oyu çıktığını vurguladı. Bilden, empati yapılmadığı sürece Suriye sorununun çözülemeyeceğini dile getirdi.

Türkiye'de şimdiye kadar 209 bin Suriyeli kadının doğum yaptığını aktaran Bilden, "Bunların 11 tanesine aileler AFAD ismini verdiler. Çünkü orada sadece AFAD vardı, Türkiye Cumhuriyeti vardı." diye konuştu.

Bu kirli savaşın BM öncülüğünde sona erdirilmesi gerektiğini söyleyen Bilden, terör örgütlerine sarılarak terörün önüne asla geçilemeyeceğine dikkati çekti.

Suriyelilere yönelik bazı anketler yaptıklarını kaydeden Başkanımız M. Halis Bilden, "Eğer bu savaş biterse ve kendi yerlerine başka insanlar yerleştirilmezse yarısından fazlasının dönebileceğini düşünüyorum. Nereye götürürseniz götürün bu insanları, eğer onlara vatanlarını yaşanabilir bir yer haline getirirseniz bu insanlar kendi yerlerine döner." değerlendirmesinde bulundu.

İlgili Haberler