İçeriğe Atla Menüye Atla
T.C. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı
Arama

Açıklamalı Afet Yönetimi Terimleri Sözlüğü

Canlıların yıldırıma maruz kalarak yaralanması veya ölmesi olayı. Fırtınalı havalarda çok yakındaki şimşek çakıyor olması, açık alanda, kara, deniz ve hava taşıtlarında yıldırım çarpma riskini artırır.
Bir binada, birbirini izleyen kat rijitliklerinin diğerlerine göre farklı olduğu kat veya katlar, düşeyde rijitlik düzensizliği. Bu yumuşak katlar, betonarme binalarda genellikle zemin katlarda ortaya çıkmaktadır.
Bir nehrin etrafında, 100 yıl içinde en az bir kez sel suları ile kaplanmış veya kaplanma olasılığı olan alan. Bu alan içinde her yıl sel olma ihtimali en az % 1 veya daha fazladır.
Yalnızca yer yüzeyinde yayılabilen en yavaş, ancak en yıkıcı deprem dalgası türü.
Bir fay boyunca meydana gelen hareketin yer yüzeyinde meydana getirdiği kırık, yer değiştirme, kayma, sıkışma, çökme gibi şekil değişimleri.
Fayın türüne, kırılmanın şiddetine ve yüzeyde kestiği birimlerin jeodinamik ve jeomekanik özelliklerine göre boyutları ve yer değiştirme miktarları değişen, morfolojik (yersel) hasarın şiddetinin, merkezden uzaklaştıkça azaldığı yüzey faylanması çevresindeki deformasyon kuşağı. Doğal, jeolojik bir kuşaktır.
Doğa, teknoloji ve insan kaynaklı olayların neden olduğu fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıpların tümü.
Doğal, teknolojik ve insan kaynaklı tehlikelerle, çevresel bozulmaların afet sonucunu doğurmasını önlemek veya etkilerini azaltmak amacıyla, afet öncesi, sırası ve sonrasında alınması gereken yapısal veya yapısal olmayan önlem ve faaliyetlerin tümü. Bu faaliyetler birçok kurum ve kuruluşla, çok çeşitli disiplinlerin belirli bir hedef doğrultusunda çalışmasını gerektiren uzun vadeli çalışmalardır. Zarar azaltma evresi, pratikte, iyileştirme evresindeki faaliyetlerle birlikte başlar ve yeni bir afet olana kadar devam eder. Bu evrede yürütülen faaliyetler, ülke, bölge ve yerleşme birimi ölçeğinde olmak üzere çok geniş uygulama alanı göstermektedir.
Ülke, bölge, il ve yerleşme düzeyindeki stratejik planlamayla ele alınarak gelişme hedefleri ile zarar azaltma amaçlarını birleştiren, afet zararları azaltılmış, baş edebilme kapasitesi ve yaşam kalitesi arttırılmış bir toplum oluşturma yönünde dinamik ve katılımcı bir planlama süreci.
Farklı tür ve büyüklükteki tehlikeler karşısında, insanların ve yaşam çevrelerinin uğrayabileceği fiziksel, toplumsal, ekonomik veya çevresel zarar ve kayıpların ölçüsü. Bazı yayınlarda, savunmasızlık, kırılganlık, hassasiyet gibi terimlerle ifade edilmektedir. -->fiziksel zarar görebilirlik (İng. physical vulnerability) İnsan eliyle oluşturulmuş yapı, altyapı, çevre, tarım, sanayi, üretim vb. fiziksel unsurların zarar görebilirlikleri ile insan topluluklarının fiziksel kapasitelerini kapsar. Ölçülmesi veya sayısal hâle getirilmesi mümkündür. -->sosyal zarar görebilirlik (İng. social vulnerability) Bireylerin ve toplumun, psikolojik, sosyolojik ve demografik faktörler nedeniyle maruz kalabilecekleri, ölçülmesi güç ve hatta imkânsız olan, hasar veya zarar görebilirlilik derecesidir. -->ekonomik zarar görebilirlik (İng. economic vulnerability) Toplulukların ekonomik olarak yaşamlarını nasıl düzenledikleri, geçimlerini sağlama imkânları ile kapasitelerinin nasıl olduğu gibi faktörleri içermektedir.
Risk altındaki insan ve insan yerleşmelerinin farklı risk senaryoları karşısındaki baş edebilme kapasiteleri veya eksikliklerinin değerlendirilmesi faaliyeti.
Bir yapıda yatay yük taşıma kapasitesi, diğer katlara göre daha düşük olan kat.
Yerel zemin koşulları nedeni ile ana kayada ölçülen ivme değerlerinin zemin yüzeyinde artması durumu.
Zeminlerin fiziksel ve mekanik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yerinde ve laboratuvarlarda örselenmemiş numuneler üzerinde yapılan etüt ve araştırma işi
Ana kaya üzerindeki zemin katmanlarının bir bütün olarak doğal titreşim özelliklerinin temsil edildiği tipik periyod. Bu değer, yerinde S dalga hızı ölçümleri, gerçek deprem kayıtları, mikrotremor ölçümleri, zeminlerin matematik modellenmesi gibi yöntemler kullanılarak belirlenmektedir.
Bir binaya kot verilen nokta seviyesinde veya bu seviyenin üzerinde taban döşemesine sahip olan ilk kat.
Mekanik ve hidrolikle ilgili kural ve yöntemleri kullanarak, zeminlerin statik, dinamik ve mekanik özellikleri ile dış etkiler altındaki davranış özelliklerini inceleyen, inşaat mühendisliğinin bir alt uzmanlık alanı
Zeminlerin ve yapı temel zeminlerinin eşit veya farklı oturması olayı. Üstyapıdan gelen yüklerin etkisi, killi zeminlerde yer altı suyunun etkisi ile gelişen şişme ve büzülme, yer altı suyunun çekilmesi veya yer altı galerileri ve maden ocaklarındaki göçmeler nedeniyle meydana gelebilir.
Zeminlerin herhangi bir şekil değiştirmeye uğramadan taşıyabildikleri yük.
Zeminlerin mühendislik özelliklerinin yerinde (sahada) ve laboratuvarlarda yapılan deneylerle belirlenerek grup ve sınıflara ayrılması işlemi.
Sayfalar: 12345   43444546474849