İçeriğe Atla Menüye Atla
T.C. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı

Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulu 2017 Yılı 1’inci Toplantısı Gerçekleştirildi 29 Aralık 2017

Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulu, Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ'ın başkanlığında AFAD Başkanlık Yerleşkesinde toplandı.

Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulu toplantısına, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki,  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz,  Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Mehmet Karabay, Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Yıldız, Milli Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu, Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık ile ilgili bürokratlar katıldı.

Akdağ, toplantının açılış konuşmasında AFAD'ın afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetlerin ülke düzeyinde etkin bir biçimde yerine getirilmesi için kurulduğunu hatırlattı.

Türkiye'nin 1999'daki büyük depremler sırasında çok büyük acılar yaşadığını anımsatan Akdağ, "Bu acılara sebep olan depremler sırasında organizasyon, etkin müdahale, hazırlık açısından Türkiye eksiklerini de görmüş oldu. Dolayısıyla hükümetimiz, o dönemde belli kurumları bir araya getirerek Başbakanlığın çatısı altında topladı." diye konuştu.

Afet ve acil durumlarla ilgili olarak birçok bakanlığın ve kurumun görevleri olduğunu ifade eden Akdağ, bu görevlerin bir uyum ve ahenk içerisinde yürütülmesi gerektiği için bu nedenle Yüksek Kurul'un tesis edildiğini dile getirdi.

Recep Akdağ, Yüksek Kurulu 2018 yılında biraz daha sık aralarla toplama ihtiyacı olacağını ifade ederek "Çünkü bu organizasyonun, bu kurul yapısının özellikle afetlere hazırlanmak, riski azaltmak konusunda çok daha farklı bir hamleyi bu yıl içerisinde, yani 2018 yılı içerisinde yerine getireceğini düşünüyorum. Dolayısıyla 2018 yılı içerisinde biraz daha sık toplantılarımız olacak." dedi.

Bugüne kadar AFAD'ın başkanlığında çok hayırlı işler yapıldığını hatırlatan Akdağ, depremler başta olmak üzere, afetlere müdahale konusunda Türkiye'nin artık ciddi bir tecrübe kazanmış durumda olduğunu vurguladı.

Akdağ, bu tecrübenin sadece Türkiye'de değil, insani yardım anlamında ihtiyaç olduğunda diğer bütün ülkelere de taşındığını ve dünyanın takdirinin kazanıldığını aktardı.

Suriyelilere yurt içindeki hizmetlerin verilmesinde AFAD'ın çok büyük rolü olduğunu da anımsatan Akdağ, hükümetin verdiği bir kararla özellikle Türkiye içindeki Suriyelilerle ilgili konunun İçişleri Bakanlığının Göç İşleri Genel Müdürlüğüne devredileceğini söyledi. Akdağ, AFAD'ın yurt içi ve yurt dışındaki afetler ile yurt dışındaki insani yardım hizmetlerinde geçmişte üstlendiği rolü yürütmeye devam edeceğini de belirtti.

Başbakan Yardımcısı Akdağ, "Elimizde özellikle müdahaleyle ilgili iyi hazırlanmış bir eylem planı var. Ancak tespit ettiğimiz husus şudur, hem genel olarak Türkiye'deki afet yaklaşımının stratejisinin belirlenmesi hem de risk azaltma, müdahale ve daha sonraki iyileştirme dönemleri için 2018-2023 yıllarını kapsayacak yeni eylem planlarını gerekli göstergeleriyle şu anda hazırlıyoruz. Tabi burada bütün kurumlarımızın ve bakanlıklarımızın büyük katkısı oluyor." dedi.

Başbakan Yardımcısı Akdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın "risk azaltma konusunda çalışmaların hızlandırılması" yönünde talimatları olduğunu aktardı.

Risk azaltma konusundaki çalışmaların hızlandırılacağını, bu konudaki eylem planının da belli göstergelere bağlanacağını belirten Akdağ, söz konusu göstergelerdeki hedeflere ulaşmayı amaç edinerek yola devam edeceklerini vurguladı. 

Akdağ, şöyle devam etti:

"Bugün, özellikle iki konuyu öncelikli olarak Yüksek Kurulumuz görüşecek. Bunlardan birincisi, yeni hazırlanan Türkiye Deprem Haritamız, ikincisi de bu deprem haritasını da esas alan Türkiye Deprem Yönetmeliği'nin yenilenmiş hali. Kurula bunları takdim edeceğiz ve kurulun da görüşlerini alarak deprem haritası ve yeni deprem yönetmeliğinin Türkiye'de kullanılmasına geçeceğiz.  Hazırlanan deprem haritası, teknolojinin en son imkanlarını kullanarak çok daha detay içeren, parsele kadar girebilen bir deprem haritası. Böylece hem belediyelerimizin hem binalarla ilgili projeleri yapan mühendislerimizin işi çok kolaylaşmış oluyor. Mesela diyelim ki benim şehrim Erzurum, ikinci derece deprem bölgesi olarak bilinir. Burada Erzurum'un bir ilçesi birinci derece, bir ilçesi ikinci derece, bir ilçesi üçüncü derece olabilecek şekilde çok daha detaylı bir doküman, ilgililerin eline ulaştırılmış oluyor. Deprem yönetmeliğinde de yeni birtakım özellikler ortaya koyuyoruz. Mesela 'sismik izolatör' dediğimiz, özellikle depremde binanın yalnızca yatay ve incinmeyecek bir hareket yapmasını sağlayacak hususlarla ilgili özellikler ortaya konuyor. Yüksek katlı, ahşap, basit binalar, hafif çelik yapılar yeni kurallar da ortaya konmuş oluyor." 

Akdağ, konuşmasının sonunda, "Cenab-ı Hakk ülkemizi her türlü afetten muhafaza etsin. Bir taraftan bu duayı yaparken, öbür taraftan afetlere olabildiğince her türlü teknolojik imkanı, insan kaynağını, eğitimi, mali imkanları işin içerisine sokarak hazır etmek durumundayız. Bunun için ciddi bir çalışmayı Yüksek Kurulumuzun da gösterdiği doğrultuda inşallah yürütmeye devam edeceğiz." dedi.

Recep Akdağ'ın açılış konuşmasının ardından Yüksek Kurul toplantısı, basına kapalı olarak devam etti. Toplantı, Sağlık Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Türk Kızılayı’nın sunumlarının ardından yapılan genel değerlendirmeyle sona erdi.

 

 

İlgili Haberler