İçeriğe Atla Menüye Atla
T.C. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı

AFAD’dan Basın Mensuplarına Afet Bilinci Eğitimi 11 Ocak 2018

AFAD ve Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü işbirliğiyle medya kuruluşlarının Ankara temsilcilerine “Temel Afet Bilinci Eğitimi” verildi. Eğitime Başbakan Yardımcıları Prof. Dr. Recep Akdağ ve Hakan Çavuşoğlu, AFAD Başkanı Dr. Mehmet Güllüoğlu, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

Programın başında bir konuşma yapan AFAD Başkanı Dr. Güllüoğlu, “Bugün 10 Ocak dünya çalışan gazeteciler gününün ertesi günü. Sadece bir kutlama mesajı olarak değil, bizzat Ankara’daki gazetelerin, televizyonların temsilcileriyle, hem bir birey olarak sizlere katkı sağlamamız anlamında, hem de AFAD olarak temel vazifelerimizden biri olan toplumu bilinçlendirme açısından ortak bir çalışma yapalım istedik. Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’ne teşekkür ederim. Sayın Başbakan Yardımcılarımıza da bizzat katıldıkları için müteşekkiriz çünkü afet yönetimi sadece bir kurumun altından kalkabileceği bir konu değil. O yüzden her bir bireyin, sivil toplumun, ticari kuruluşların, üniversitelerin, devlet kurumlarının işbirliği içerisinde çalışmalarını gerektiren bir alan.” ifadelerini kullandı.

Dr. Güllüoğlu’nun ardından söz alan BYEGM Genel Müdürü Mehmet Akarca, "Biz ateşin arasında kalıyoruz savaşlara gidiyoruz toplumsal olaylarda en ön saftayız. Olayın olduğu yerde bulunmamız lazım. En son hain darbe girişiminde gazeteci arkadaşlarımız olayın tam göbeğinde dimdik durdular. Bu durumda en çok bu eğitimi alması ya da bilgi sahibi olması gereken bir kesimi temsil ediyoruz" diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu ise AFAD’ın doğal afet ve müdahale yönetim anlayışının en etkileyici eserlerinden biri olduğunu söyleyerek, “AFAD ve diğer ilgili kurumlarımızın etkili koordinasyonu, ulaştıkları insan potansiyeli ve teknolojik imkanlar, çağımızın gereklerine ve ülkemiz gerçeklerine dair hazır olma özelliği Van depreminde farkını göstermiştir. Van depreminin ardında ilk yarım saat içerisinde arama kurtarma faaliyetlerine başlandı Su, elektrik ve kanalizasyon gibi altyapı konularında sıkıntı yaşanmamıştır. Depremden 2 saat sonra haberleşme sistemi normale dönerek iletişim sağlanabilmiştir. Yoğun STK katılımı sağlanmıştır. Tüm afetzedeler 3 ay sonra çadır kentlerden transfer edilerek konteynerlerde misafir edilmişlerdir. Depremin 39. gününde kalıcı konutların temeli atılarak bir yıl sonra 23 Ekim 2012'de Van merkez ve Erciş'te toplam 15 bin 341 kalıcı konut teslim edilmiştir. Demek ki isteyince, emek sarf edince oluyormuş. Eğer sorumluluğunuzu ciddiye alıp, gerçekler ışığında millete hizmet ederek iş yaparsanız başarı sağlanıyormuş. Buradaki başarı öyle birilerinin heves ettiği gibi mevkiler makamlar değil. Burada ki başarı insan hayatıdır. Daha kıymetlisi, daha ötesi yoktur." dedi.

Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Recep Akdağ da basının afet bilinçlendirme konusunda çok önemli bir faktör olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Şehirlerin kuruluşunda geçmişte dere yataklarına kurulan şehirler var. Bu hususta bir taraftan iyileştirmeler yapıyoruz. En büyük riski taşıyan şehirlerimizde başta İstanbul olmak üzere kamu binalarının iyileştirilmesinde büyük mesafeler aldık. Bugün İstanbul'da bin 200'e yakın okulun aşağı yukarı binini depreme dayanıklı hale getirmiş durumdayız. İstanbul'da hastanelerimizin çok önemli bölümünü depreme dayanıklı hale getirdik. Depremsellik açısından problemi olan konutların dönüştürülme ihtiyacını ortaya koyuyor. Çevre Bakanlığımız çok ciddi bir hazırlıkla bu binaları nasıl dönüştürürüz meselesinin peşinde. Bütün bu hususlarda toplumun bilinçlendirilmesi, toplumun bu değişimlere ayak uydurması yardımcı olması açısından basın mensuplarına ihtiyacımız var. Depreme, afete müdahale konusundaki iletişim konusu çok önemli. Her türlü krize, acil duruma, bir terör saldırısından tutun, deprem, su baskını, afet durumuna yaklaşımımız içerisinde iletişimin çok büyük önemi var. Toplumun doğru zamanında bilgilendirilmesi aynı zamanda da paniğe sevk edilmemesi açısından sizin göreviniz hayati önem taşıyor. Deprem bilincinin artırma konusunda basın mensuplarından çok daha fazla destek alma niyetindeyiz. Eğer uygun görülürse özellikle iletişim konusunda AFAD'ın öncülüğünde kurslar düzenleyelim. Bütün Anadolu'da kurslar düzenleyelim mahalli basın mensuplarını, muhabirlerini de bilgilendirmek suretiyle. Çünkü işin iletişim kısmı hiç küçümsenmeyecek kadar önemli bir kısım."

Konuşmaların ardından AFAD Başkanı Güllüoğlu tarafından birey ve aileler için Afet Bilinci Eğitimiyle ilgili bir sunum yapılarak, temel afet tanımlamaları, afet türleri, davranış kalıpları ve afet farkındalığı başlıkları altında eğitimler verildi. Ardından Deprem Simülasyon Merkezi'nde deprem esnasında yapılması gerekenler uygulamalı olarak anlatıldı.

Deprem simülasyon cihazında deprem anını yaşayan Başbakan Yardımcısı Akdağ, "Allah korusun gerçeğiyle uzaktan yakından alakası yok. Bir defa 7 saniyelik simülasyon yapıyoruz. Burada fert olarak neler yapabileceğimizi öğrenmeye çalışıyoruz. Yoksa binanın dayanıklılığı toplum olarak yapmamız gereken belediyeler olarak yapılması gereken hususlar AFAD olarak bizim yapmamız gerekenler tamamen ayrı bir bahis. Ama kendi şartlarımızla üstümüze yıkılmamış bir binada nasıl zarar görmeyiz, bunun hazırlığını yapmış oluyoruz. İnsan bunu biraz hissediyor. Gerçekten toplumsal olarak hazır olmamız lazım. Ben bugün evde yangın tüpünün olmadığını öğrendim. Onun dışında her şey tamam diyebiliriz. Deprem çantasına bir daha bakmamız lazım. Eşyaların bir kısmı sabit. AFAD olarak ciddi eğitimler yapıyoruz. Simülasyon merkezlerinin de sayılarını arttıracağız. Sürekli olarak çocuklara gençlere burada eğitim veriliyor. İşin aslı günün sonunda bütün bu bilinçlenmeler sonunda konuşacağımız husus binalarımızdaki riskin azaltılmasıdır" dedi.

"Devlet olarak hazır mıyız?" sorusuna Akdağ, geçmişe kıyasla çok mesafe alındığını AFAD'ın kuruluşunun büyük bir mesele olduğunu kaydetti. Van depreminin ciddi bir deprem olduğunu ve buralardan yüz akıyla çıkıldığını söyleyen Akdağ, "Müdahale açısından büyük ölçüde hazırız. Ancak bu hazırlıkları biraz daha geliştiriyoruz. Türkiye'de 20'nin üstünde lojistik alanlarımız var. AFAD olarak 100 binin üstünde çadır stokumuz var. Bu lojistik alanlara cep lojistik alanları diyeceğimiz alanlar geliştireceğiz şimdi daha hızlı hareket edebilmek için 10 bine yakın UMKE personeli var. Bunlar müdahaleye ciddi hazırlıklar. Müdahaleden sonrasına da oldukça hazırlıklıyız" açıklamasında bulundu.

Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu ise daha önce deprem yaşadığını belirterek, 1999 depreminde Bursa'da olduğunu ve deprem esnasında ilk anda mutfağa yöneldiğini anlattı. Çavuşoğlu, "Bize hep şu öğretilmişti. Masa altına girin, sıra altına girin, kapı kolonlarının altında gizlenin denilmişti. Orayı tercih ettim ben de. Ama gördüğüm şu; depremin o anda şiddetini hissedemiyorsunuz ama buradaki simülasyonda deprem Düzce depremini de yaşamıştım çok şiddetli. Görev paylaşımı yapmıştık ocak yandığı için gazı kapatmak için hamleyle mutfağa gittim. Aslında orada yapmam gereken şuydu kendi canımı düşünerek pozisyon almam gerekiyordu ama diğer fertlerimiz için fedakarlık yaptım" ifadelerini kullandı.

İlgili Haberler